Yazar: Chris McCoy
Sayfa: 304
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Fantastik/ Genç Yetişkin
Puan: 2/5
Merhaba 😊 bir #okudumbitti ile daha geldim. Bu ara hafif şeyler okumak istiyorum ama kurgusu sağlam ve farklı olsun isteğim var nedense 😌
Kitabımızın konusu; Bennett adındaki lise son öğrencimiz yan evlerindeki Sophie adlı kıza aşıktır. Kısa süre sonra düzenlenecek olan baloya ise Sophie başkası ile katılacaktır. Ancak Bennett bir gün teleskop ile Sophie'nin ağladığını görür ve yanına gider. Sophie onunla biraz dertleşir ve motorunun bozulduğundan falan bahseder.
Sophie ile motorsiklet tamircisine giden bu ikili ıssız çölün ortasında iken havadan gelen ışıklar ile birden şaşkına dönerler ve Bennett, Sophie'nın kaçırılmasına tanıklık eder ve peşine düşer...
Böyle bir şey işte konusu 😊😊😊
Yazar kitapta sonsuz hayal gücünün nasıl kullanılacağını anlatıyor bana göre. İmkansız bulduğumuz şeylerin gerçekleşmesi gibi teması var bence.
Kitabı sevdim mi bilmiyorum nötrüm bu konuda.
Aşırı eğlenmedim ama aşırı da sıkılmadım böyle karışık şeyler.
15-16 yaşların eğlenebileceğini düşündüğüm basit bir kurgusu olan ama sonsuz hayal gücü olan çerezlik bir kitap arıyorsanız işte buldunuz. Okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum 😍
Kitap ve müzikle kalın... ✌️✌️✌️
Puanım: 2/5
31 Ekim 2017 Salı
26 Ekim 2017 Perşembe
Lucy Keating Hayalperver / Kitap Yorumu
Yazar: Lucy Keating
Sayfa: 308
Yayınevi: Pena Yayınları
Tür: Genç Yetişkin/ Fantastik
Puan: 2,5/5
Merhaba arkadaşlar... Bu aralar hiç akyif değilim ne yazık ki, okul, ödevler, çeviriler ve vizeler de yaklaşıyor malum. O yüzde fazla yorum giremiyorum. Sorry 😏
Hayalperver kitabına dün akşam başladım, bugün bitti zaten çok uzun bir kitap değil.
Konusu;
Alice, küçüklüğünden beri rüyalarında Max adlı bir çocuğu görmektedir. Bütün güzel maceraları rüyalarında yaşamaktadır Max ile. Büyükannesinin ölümü ile Alice ve babasına kalan eve taşınırlar.
Alice okulun ilk günü sınıfta birini fark eder hem dr bu kişi ona oldukça tanıdıkdır. Çünkü bu yıllardır rüyalarının kahramanı Max'tir. Ama görünen o ki Max onu tanımamaktadır.
Babasının, küçükken kabus gören Alice'i bir Rüya Merkezine götürdüğünü söylemesiyle Alice bunu araştırmaya başlayacaktır hem de Max'in de o rüyaları hatıtladığı oldukça açıkken 🤗
Konusu böyle oldukça bilindik bir konu aslında Telepati kitabını hatırlattığın bana biraz. Başları oldukça güzeldi karşılaşmalarını falan heyecanla okudum ama 150 sayfadan sonra kitap beni sıktı çünkü çok sıradanlaştı. Açıkçası karakterler oldukça yavandı ve konu geçiştirilmiş gibi hissettim. Romantik sahneleri bile sıkıcı geldi, rüyalar bile boştu bilemiyorum bana olmamış geldi. Kitabı aşırı banalleştirmiş yazar. Ama okumak isteyenlere tavsiye ederim. Herhangi bir yetişkin içerik de yoktu her yaş okuyabilir ama benim puanım
2,5/5
Üzgünüm Lucy 😑 Taylor Swift'i de seviyormuşsun ama uyuşamadık 😥
Kitap ve müzikle kalın 🤗
Sayfa: 308
Yayınevi: Pena Yayınları
Tür: Genç Yetişkin/ Fantastik
Puan: 2,5/5
Merhaba arkadaşlar... Bu aralar hiç akyif değilim ne yazık ki, okul, ödevler, çeviriler ve vizeler de yaklaşıyor malum. O yüzde fazla yorum giremiyorum. Sorry 😏
Hayalperver kitabına dün akşam başladım, bugün bitti zaten çok uzun bir kitap değil.
Konusu;
Alice, küçüklüğünden beri rüyalarında Max adlı bir çocuğu görmektedir. Bütün güzel maceraları rüyalarında yaşamaktadır Max ile. Büyükannesinin ölümü ile Alice ve babasına kalan eve taşınırlar.
Alice okulun ilk günü sınıfta birini fark eder hem dr bu kişi ona oldukça tanıdıkdır. Çünkü bu yıllardır rüyalarının kahramanı Max'tir. Ama görünen o ki Max onu tanımamaktadır.
Babasının, küçükken kabus gören Alice'i bir Rüya Merkezine götürdüğünü söylemesiyle Alice bunu araştırmaya başlayacaktır hem de Max'in de o rüyaları hatıtladığı oldukça açıkken 🤗
Konusu böyle oldukça bilindik bir konu aslında Telepati kitabını hatırlattığın bana biraz. Başları oldukça güzeldi karşılaşmalarını falan heyecanla okudum ama 150 sayfadan sonra kitap beni sıktı çünkü çok sıradanlaştı. Açıkçası karakterler oldukça yavandı ve konu geçiştirilmiş gibi hissettim. Romantik sahneleri bile sıkıcı geldi, rüyalar bile boştu bilemiyorum bana olmamış geldi. Kitabı aşırı banalleştirmiş yazar. Ama okumak isteyenlere tavsiye ederim. Herhangi bir yetişkin içerik de yoktu her yaş okuyabilir ama benim puanım
2,5/5
Üzgünüm Lucy 😑 Taylor Swift'i de seviyormuşsun ama uyuşamadık 😥
Kitap ve müzikle kalın 🤗
2 Ekim 2017 Pazartesi
Sarah Addison Allen Ayın Peşinden Koşan Kız Kitap Yorumu
Yazar: Sarah Addison Allen
Orjinal Adı:The Girl Who Chased The Moon
Sayfa Sayısı:270
Tür: Yetişkin
Puanım: 3/5
Merhaba arkadaşlar ✌️ Bu kitap dün bitti hatta cumartesi gecesi bitti ancak velakin ancak yorum girebiliyorum ✌️
2 saatte bitti bu kitap, o kadar kısacık ve öz ki 😊
Neyse kitabı anlatayım;
Emily adındaki 17 yaşındaki kızımız annesini kaybetmiştir, ölen annesinin ardından hiçbir akrabası kalmayan Emily, tek yakını olan dedesinin yanına Mullaby kasabasına gönderilir.
✍️
Dedesi 2 metreden bile daha uzundur Emily'nin. Ve Emily'le az konuşuyordur.
✍️
Aynı zamanda kasabaya 18 yıl sonra geri dönüp, bir pastane işleten bir kadın vardır Julia. Julia Emily'nin hemen yan tarafında oturmaktadır ve Emily'e oldukça yakın davranmaktadır.
✍️
Ne varki Emily'e tek yakın davranan bir Julia vardır bir de Win adındaki çocuk. Bunun dışında herkes annesinin yıllar önce yaptığı birşeyden ötürü Emily'yi dışlamaktadır. Böyle olunca da Emily gerçekleri Win'den öğrenmeye karar verir bir dr arka bahçesinde her akşam dolaşan ışıkları takip etmeye... Ancak Win Coffey'nin ailesinin de bir sırrı vardır. Peki Emily bunları atlatacak mı, öğrenecek mi okuyup göreceksiniz.
✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️
Kitap hoş vakit geçirmek için ideal. Tabi Reading slumptan çıkmak için de okunabilir ama çook büyük beklenti ile başlamayın derim. Çünkü kitabın kısa oluşu olayların hızlı akmasına sebep oluyor...
Bir de kitabın bitişi sanki yarım gibi devamını okumak isterdim. Ne olacak diye ama yazar böyle bitirmiş işte.
Okumak isteyenlere tavsiye ederim ✌️✌️✌️
3/5
Kitapla ve müzikle kalın ✌️✌️✌️
Orjinal Adı:The Girl Who Chased The Moon
Sayfa Sayısı:270
Tür: Yetişkin
Puanım: 3/5
Merhaba arkadaşlar ✌️ Bu kitap dün bitti hatta cumartesi gecesi bitti ancak velakin ancak yorum girebiliyorum ✌️
2 saatte bitti bu kitap, o kadar kısacık ve öz ki 😊
Neyse kitabı anlatayım;
Emily adındaki 17 yaşındaki kızımız annesini kaybetmiştir, ölen annesinin ardından hiçbir akrabası kalmayan Emily, tek yakını olan dedesinin yanına Mullaby kasabasına gönderilir.
✍️
Dedesi 2 metreden bile daha uzundur Emily'nin. Ve Emily'le az konuşuyordur.
✍️
Aynı zamanda kasabaya 18 yıl sonra geri dönüp, bir pastane işleten bir kadın vardır Julia. Julia Emily'nin hemen yan tarafında oturmaktadır ve Emily'e oldukça yakın davranmaktadır.
✍️
Ne varki Emily'e tek yakın davranan bir Julia vardır bir de Win adındaki çocuk. Bunun dışında herkes annesinin yıllar önce yaptığı birşeyden ötürü Emily'yi dışlamaktadır. Böyle olunca da Emily gerçekleri Win'den öğrenmeye karar verir bir dr arka bahçesinde her akşam dolaşan ışıkları takip etmeye... Ancak Win Coffey'nin ailesinin de bir sırrı vardır. Peki Emily bunları atlatacak mı, öğrenecek mi okuyup göreceksiniz.
✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️
Kitap hoş vakit geçirmek için ideal. Tabi Reading slumptan çıkmak için de okunabilir ama çook büyük beklenti ile başlamayın derim. Çünkü kitabın kısa oluşu olayların hızlı akmasına sebep oluyor...
Bir de kitabın bitişi sanki yarım gibi devamını okumak isterdim. Ne olacak diye ama yazar böyle bitirmiş işte.
Okumak isteyenlere tavsiye ederim ✌️✌️✌️
3/5
Kitapla ve müzikle kalın ✌️✌️✌️
9 Eylül 2017 Cumartesi
Soman Chainani- İyilik ve Kötülük Okulu Kitap Yorumu
Sayfa Sayısı :510
Yayınevi: Doğan Kitap
Tür:Fantastik
Puan:2,5/5
Merhabalar 😇😇😇
İyilik ve Kötülük Okulu ile geldim sizlere..
Uzatmayayım direk konusuna geçeyim:
Sophie ve Agatha Gavaldon adlı kasabada yaşayan tamamen zıt görünümlü kızlardır.
Sophie, sapsarı saçları ve iyilikleri ile tam bir prensestir.
Agatha ise kara saçları ve negatif tutumuyla tam bir cadı gibidir.
✍️
Gavaldon'un dışındaki ormanın ötelerinde olduğu bilinen bir okuldaki Okul Müdürü ise her yıl bir iyi bir kötü olmak üzere 2 çocuk kaçırıyordur.Biri İyilik diğeri ise Kötülük okulu için.
✍️
Sophie kendisini tam bir iyilik abidesi olarak yetiştir çünkü olmak istediği şey bir prensestir.
✍️
Okul Müdürü o gece geldiğinde Sophie'yi götürürken Agatha onu kurtarmak için atılır ama sonuç onun da götürülmesi olur.
✍️
Ancak beklenenin aksine Sophie kötülük, Agatha İyilik Okulu'na alınır.Bundan sonra yapmaları gereken tek şey Okul Müdürü'nün hatasını kanıtlamaktır yoksa Okul Müdürü doğru bir seçim mi yapmıştır?
✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️✍️
Yorumum;
Kitabı ilk elime aldığımda beklentim çom yüksekti belirteyim. İki kardeşim de okuyup ayılıp bayılınca aynı beklentideydim çünkü 👍
Ancak beklediğimi alamadım ne yazık ki.
Başlarda çook sıkıldım, kitap akmadı ilk 150 sayfası işkence gibi geldi. Bırakmak istedim ama sürdürdüm. Ortaları daha iyiydi ve sonu ise orta dereceydi.
Yani konu gerçekten güzel. Ama aktarılamamış sanki. Büyü sahneleri kısa ve basitti. Yani derslerinde kitaba ait olacak bir özgünlük istedim ama yoktu.Agatha'nın aşırı saflığı, Tedros'un kararsızlığı ve Sophie'nin çoook fazla olması beni sıktı. Hadi ama çook l entrikalı değil mi yazarım???
Dediğim gibi ben sevemedim ama belki siz seversiniz şans verin ✌️
2,5/5
Kitapla ve müzikle kalın ✋✋✋
25 Ağustos 2017 Cuma
Tim Weaver Düello Kitap Yorumu
Kitap Adı: Düello
Yazar:Tim Weaver
Yayınevi:Ephesus
Sayfa Sayısı:515
Tür:Gerilim-Gizem
Puanım:5/5
Yorumum:
Yeni Kitapla geldim size, annem alır almaz okudu ve övdü de övdü hooş Tim Weaver'ı biliyoruz şahane bir yazar ve sanırım ailecek hayranıyız.. Bu kitabında David öyle bir dosya alıyor ki yom yok içinde.
Bu sefer David'e dosyayı getiren bir önceki kitaplardan hatırlayacağımız Healy'nin de komiseri olan Melanie Craw.
Craw'ın babası odun almaya odunluğa gidiyor ve saniyeler içinde adamla tuzla buz oluyor ne gören var ne duyan.
David araştırmaya başlıyor ama bu sefer hiçbir ipucu olmadan, aramaları hep ters gidiyor ama yine de sonuca ulaşıyoor merak etmeyin... 😇 🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️ Açıkçası, kitap bir önceki Tim Weaver kitaplarına göre daha yavaş bir tempoyla ilerliyor kabul ediyorum ama gerçekten sonu çoook güzeldi.. Aslında başlarında 'kırıcağım bir puan' dediğim halde lafımı geri alıyorum. Çünkü gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum, eee bütün deliller pat diye düşmeyecek David'in kucağına o yüzden
5/5
Kitapla kalıın ve Tim Weaver'ı KESİNLİKLE OKUYUN 💛
Yazar:Tim Weaver
Yayınevi:Ephesus
Sayfa Sayısı:515
Tür:Gerilim-Gizem
Puanım:5/5
Yorumum:
Yeni Kitapla geldim size, annem alır almaz okudu ve övdü de övdü hooş Tim Weaver'ı biliyoruz şahane bir yazar ve sanırım ailecek hayranıyız.. Bu kitabında David öyle bir dosya alıyor ki yom yok içinde.
Bu sefer David'e dosyayı getiren bir önceki kitaplardan hatırlayacağımız Healy'nin de komiseri olan Melanie Craw.
Craw'ın babası odun almaya odunluğa gidiyor ve saniyeler içinde adamla tuzla buz oluyor ne gören var ne duyan.
David araştırmaya başlıyor ama bu sefer hiçbir ipucu olmadan, aramaları hep ters gidiyor ama yine de sonuca ulaşıyoor merak etmeyin... 😇 🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️🕳️ Açıkçası, kitap bir önceki Tim Weaver kitaplarına göre daha yavaş bir tempoyla ilerliyor kabul ediyorum ama gerçekten sonu çoook güzeldi.. Aslında başlarında 'kırıcağım bir puan' dediğim halde lafımı geri alıyorum. Çünkü gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum, eee bütün deliller pat diye düşmeyecek David'in kucağına o yüzden
5/5
Kitapla kalıın ve Tim Weaver'ı KESİNLİKLE OKUYUN 💛
3 Haziran 2017 Cumartesi
Linda Howard Zamansız Fırtına Kitap Yorumu
Kitap Adı: Zamansız Fırtına
Orjinal Adı:Prey
Yazar:Linda Howard
Sayfa Sayısı:413
Yayınevi: Martı Yayınları
Tür: Gerilim-Gizem
Kitap Tanıtım
Otuzlu yaşlarında, kötü bir evliliği geride bırakmış bir kadın ile ordudaki görevinden ayrılmış, içine kapanık, sert ve çekici bir adamın yolları aynı kasabada av rehberliği yapan iki rakip olarak kesişir. Her şey Angie'nin, müşterilerini götürdüğü av sırasında görmemesi gereken bir cinayete tanık olmasıyla başlar. Genç kadın artık dolu bir silahın yanlış tarafındadır, onu bu beladan kurtaracak tek kişi ise rakibi Dare'dir. Kör edici fırtına patlak verdiğinde olaylar tahmin edilemez bir hızla gelişir. Tehlikenin doruklarına ulaşan bu kaçma kovalamaca, iki rakibi beklenmedik bir sona doğru sürükleyecektir. Gölge Kadın, Gözyaşlarını Sildiğim Gün ve Aşk Tuzağı'yla okurları kendine bağlayan Linda Howard, ateşli duygularıyla savaşmak zorunda kalan karakterleriyle tutkulu bir maceraya daha imza atıyor.
"Dikkat çekici bir hikâye... Romantik gerilim söz konusu olduğunda Linda Howard'ın romanlarından daha iyisini bulmak zor."
-Romance Reader-
"Baştan çıkartıcı bir hayatta kalma hikâyesi. Dur durak bilmeyen bir roman."
-Book Reporter-
"Romantik gerilime vurulan sağlam bir mühür. Kalp atışlarınızı hızlandıracak, güçlü bir mizaha sahip, ateşli bir roman."
-RT Book Reviews-
"Zamansız Fırtına, macerayı ve keskin virajları seven okurlar için tadına doyulmaz bir roman."
-Fresh Fiction-
Kitap Yorumum
Nasıl yorum yapacağım bilemedim. Hayatımda ilk defa 8 günde bir kitap okudum. Çok zorlandım ve elime almak istemedim kitabı açıkçası. Beğenenlere saygım sonsuz ama ben beğenmedim hatta nefret ettim. İlk kez okudum Linda Howard'ı ve bir daha asla okumam.
Konuyu özetleyeyim isterseniz,
Angie 30lu yaşlarda kötü evlilik yapmış falan, av rehberliği ile uğraşan yalnız bir kadın. Dare'de aynı mesleği yapan eski bir ordu görevlisi. Angie Dare'den nefret ediyor, gereksiz yere atışıyorlar. Dare'in tek düşündüğü ise Angie'nin kalçaları. (kadınlara sadece böyle bakan bir kadın yazar, hiç yakıştıramadım) her neyse Angie son av rehberliğine çıkacak 2 erkekle, Dare'de peşlerinden gidiyor bir şekilde.
Şöyle düşünün 150 sayfada anca ava çıkıyorlar, o kadar gereksiz anlatım söz konusu ki. Cinayet oluyor ki biz olacağını zatrn biliyoruz yazar bir gizem yaratmadan herşeyi anlattığı için. Cinayet olduktan sonra Dare Angie'yi buluyor ve kitabın geri kalanı boyunca birlikte olmalı mıyız, olmayalım mı konuşmaları 👎👎
Çooook boş bir kitap okumak istiyorsanız, sizi tutmayayım. Sıkıcı okumalar 🙁😕
Puanım
1/5
🎵
Orjinal Adı:Prey
Yazar:Linda Howard
Sayfa Sayısı:413
Yayınevi: Martı Yayınları
Tür: Gerilim-Gizem
Kitap Tanıtım
Otuzlu yaşlarında, kötü bir evliliği geride bırakmış bir kadın ile ordudaki görevinden ayrılmış, içine kapanık, sert ve çekici bir adamın yolları aynı kasabada av rehberliği yapan iki rakip olarak kesişir. Her şey Angie'nin, müşterilerini götürdüğü av sırasında görmemesi gereken bir cinayete tanık olmasıyla başlar. Genç kadın artık dolu bir silahın yanlış tarafındadır, onu bu beladan kurtaracak tek kişi ise rakibi Dare'dir. Kör edici fırtına patlak verdiğinde olaylar tahmin edilemez bir hızla gelişir. Tehlikenin doruklarına ulaşan bu kaçma kovalamaca, iki rakibi beklenmedik bir sona doğru sürükleyecektir. Gölge Kadın, Gözyaşlarını Sildiğim Gün ve Aşk Tuzağı'yla okurları kendine bağlayan Linda Howard, ateşli duygularıyla savaşmak zorunda kalan karakterleriyle tutkulu bir maceraya daha imza atıyor.
"Dikkat çekici bir hikâye... Romantik gerilim söz konusu olduğunda Linda Howard'ın romanlarından daha iyisini bulmak zor."
-Romance Reader-
"Baştan çıkartıcı bir hayatta kalma hikâyesi. Dur durak bilmeyen bir roman."
-Book Reporter-
"Romantik gerilime vurulan sağlam bir mühür. Kalp atışlarınızı hızlandıracak, güçlü bir mizaha sahip, ateşli bir roman."
-RT Book Reviews-
"Zamansız Fırtına, macerayı ve keskin virajları seven okurlar için tadına doyulmaz bir roman."
-Fresh Fiction-
Kitap Yorumum
Nasıl yorum yapacağım bilemedim. Hayatımda ilk defa 8 günde bir kitap okudum. Çok zorlandım ve elime almak istemedim kitabı açıkçası. Beğenenlere saygım sonsuz ama ben beğenmedim hatta nefret ettim. İlk kez okudum Linda Howard'ı ve bir daha asla okumam.
Konuyu özetleyeyim isterseniz,
Angie 30lu yaşlarda kötü evlilik yapmış falan, av rehberliği ile uğraşan yalnız bir kadın. Dare'de aynı mesleği yapan eski bir ordu görevlisi. Angie Dare'den nefret ediyor, gereksiz yere atışıyorlar. Dare'in tek düşündüğü ise Angie'nin kalçaları. (kadınlara sadece böyle bakan bir kadın yazar, hiç yakıştıramadım) her neyse Angie son av rehberliğine çıkacak 2 erkekle, Dare'de peşlerinden gidiyor bir şekilde.
Şöyle düşünün 150 sayfada anca ava çıkıyorlar, o kadar gereksiz anlatım söz konusu ki. Cinayet oluyor ki biz olacağını zatrn biliyoruz yazar bir gizem yaratmadan herşeyi anlattığı için. Cinayet olduktan sonra Dare Angie'yi buluyor ve kitabın geri kalanı boyunca birlikte olmalı mıyız, olmayalım mı konuşmaları 👎👎
Çooook boş bir kitap okumak istiyorsanız, sizi tutmayayım. Sıkıcı okumalar 🙁😕
Puanım
1/5
🎵
26 Mayıs 2017 Cuma
Celeste NG Sana Söyleyemediğim Her Şey Kitap Yorumu
Kitap Adı:Sana Söyleyemediğim Her Şey
Orjinal Adı:Everything I Never Told You
Yazar: Celeste NG
Sayfa Sayısı:336
Yayınevi: Martı
Tür: Gizem/Psikolojik Dram
Kitap Tanıtım
Lydia öldü. Ama henüz kimse bilmiyor... Böyle başlıyor bu hikâye. Lydia'nın kahvaltıya inmediği o mayıs sabahında. Lee ailesi; pişmanlıkları ve kırgınlıkları, ihanetleri ve güvensizlikleri, söyledikleri ve söylemedikleriyle mutfak masasında beklerken. Sonrası, adına mutluluk dediğimiz denge oyunu ve bizi bir arada tutan sırlar üzerine başka bir hikâye...
Yayınlandığı günden bu yana, okurların ve eleştirmenlerin övgüyle karşıladığı Sana Söyleyemediğim Her Şey, her sayfası küçük sürprizlerle dolu, etkileyici, özel bir roman.
Hayranlık uyandıran bu kitapla ilgili tek endişem, bundan sonra okurun beklentisinin çok daha fazla yükselmesi. Derin, dokunaklı ve hassas bir metin.
-Chris Schluep-
Başarılı bir ilk roman, aynı zamanda yürek burkan bir hikâye... Celeste Ng, hünerli bir şekilde ipleri elinde tutmayı başarıyor. Çokkuşaklı bu roman, bir ailenin bütün sırlarına ışık tutan son derece ilgi çekici ve ustaca bir eser.
-Los Angeles Times-
Sürükleyici bir gizem ve farklı ırklardan gelen bir aile üzerine etkileyici bir inceleme. Tartışma yaratacak bir ilk roman. -Entertainment Weekly-
Zekice yazılmış, duygusal bir ilk roman. Ng, asimilasyon temasını duygusallıkla ve gitgide artan bir gerilimle, birbirinin içine geçmiş bir masal gibi işlemeyi başarmış.
-O Magazine
Eğer bu romanı okumadıysanız, şimdiye dek iyi bir Amerikan kurgusuyla karşılaşmadınız demektir.
-The New York Times Book Review-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Gerçekten mi? Vay canına.. A101`e dün 3,95 fiyatına gelmiş kitap ben de bir şans vereyim dedim malum herkes bayılmış falan. Ama kendi açımdan aynısını söyleyemeyeceğim.
Kitabın sadece ilk 150 sayfası hoşuma gitti aralıksız okudum. Gerisi fiyaskoya dönüştü ne yazık ki 😥
Lydia öldü bu bir sır değil ne yazık ki. Evin gözde kızı Lydia. Bir abisi var Nath vr bir de kardeşi var Hannah. Annesi Amerikalı - Marlyn- babası Çinli-James, kendilerinin olamadığı ne varsa Lydia'ya yüklemişler. İşte Lydia bir sabah kahvaltıya inmiyor oysa ki hiç yapmaz, ev halkı şüpheleniyor ve Lydia'nın kaybolduğu ortaya çıkıyor. Polis Lydia'yı ölü olarak buluyor tabi. Daha sonra da olayla Lydia'nın ölümünden öncesi ve sonrası şeklinde anlatılıyor.
Ya karakterlerden bir tanesi sevilmez mi bir kitapta. Siz sevdiniz mi bilmiyorum ama ben iğrendim sövdüm hatta. O kadar t benciller ki. Hani kız öldü ama bir yerinde gözüm sulanmadı, hissedemedim.
Amazon'da yılın en iyi kitabı ödülü almış büyük ihtimal nedeni, alt temasının feminizm ve LGBT olmasındandır.
Ama ben beğenmedim hissedemedim üzgünüm.
Puanım
2,50/5
🎵🎵
Orjinal Adı:Everything I Never Told You
Yazar: Celeste NG
Sayfa Sayısı:336
Yayınevi: Martı
Tür: Gizem/Psikolojik Dram
Kitap Tanıtım
Lydia öldü. Ama henüz kimse bilmiyor... Böyle başlıyor bu hikâye. Lydia'nın kahvaltıya inmediği o mayıs sabahında. Lee ailesi; pişmanlıkları ve kırgınlıkları, ihanetleri ve güvensizlikleri, söyledikleri ve söylemedikleriyle mutfak masasında beklerken. Sonrası, adına mutluluk dediğimiz denge oyunu ve bizi bir arada tutan sırlar üzerine başka bir hikâye...
Yayınlandığı günden bu yana, okurların ve eleştirmenlerin övgüyle karşıladığı Sana Söyleyemediğim Her Şey, her sayfası küçük sürprizlerle dolu, etkileyici, özel bir roman.
Hayranlık uyandıran bu kitapla ilgili tek endişem, bundan sonra okurun beklentisinin çok daha fazla yükselmesi. Derin, dokunaklı ve hassas bir metin.
-Chris Schluep-
Başarılı bir ilk roman, aynı zamanda yürek burkan bir hikâye... Celeste Ng, hünerli bir şekilde ipleri elinde tutmayı başarıyor. Çokkuşaklı bu roman, bir ailenin bütün sırlarına ışık tutan son derece ilgi çekici ve ustaca bir eser.
-Los Angeles Times-
Sürükleyici bir gizem ve farklı ırklardan gelen bir aile üzerine etkileyici bir inceleme. Tartışma yaratacak bir ilk roman. -Entertainment Weekly-
Zekice yazılmış, duygusal bir ilk roman. Ng, asimilasyon temasını duygusallıkla ve gitgide artan bir gerilimle, birbirinin içine geçmiş bir masal gibi işlemeyi başarmış.
-O Magazine
Eğer bu romanı okumadıysanız, şimdiye dek iyi bir Amerikan kurgusuyla karşılaşmadınız demektir.
-The New York Times Book Review-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Gerçekten mi? Vay canına.. A101`e dün 3,95 fiyatına gelmiş kitap ben de bir şans vereyim dedim malum herkes bayılmış falan. Ama kendi açımdan aynısını söyleyemeyeceğim.
Kitabın sadece ilk 150 sayfası hoşuma gitti aralıksız okudum. Gerisi fiyaskoya dönüştü ne yazık ki 😥
Lydia öldü bu bir sır değil ne yazık ki. Evin gözde kızı Lydia. Bir abisi var Nath vr bir de kardeşi var Hannah. Annesi Amerikalı - Marlyn- babası Çinli-James, kendilerinin olamadığı ne varsa Lydia'ya yüklemişler. İşte Lydia bir sabah kahvaltıya inmiyor oysa ki hiç yapmaz, ev halkı şüpheleniyor ve Lydia'nın kaybolduğu ortaya çıkıyor. Polis Lydia'yı ölü olarak buluyor tabi. Daha sonra da olayla Lydia'nın ölümünden öncesi ve sonrası şeklinde anlatılıyor.
Ya karakterlerden bir tanesi sevilmez mi bir kitapta. Siz sevdiniz mi bilmiyorum ama ben iğrendim sövdüm hatta. O kadar t benciller ki. Hani kız öldü ama bir yerinde gözüm sulanmadı, hissedemedim.
Amazon'da yılın en iyi kitabı ödülü almış büyük ihtimal nedeni, alt temasının feminizm ve LGBT olmasındandır.
Ama ben beğenmedim hissedemedim üzgünüm.
Puanım
2,50/5
🎵🎵
25 Mayıs 2017 Perşembe
Cristin Terrill Geçmiş Günlerimiz Kitap Yorumu
Kitap Adı:Geçmiş Günlerimiz
Orjinal Adı:All of Our Yesterdays
Yazar:Cristin Terrill
Sayfa Sayısı:348
Yayınevi: Hyperion
Tür:Bilim-Kurgu
Kitap Tanıtım
Zor bela gözlerimi açtığımda silahı aldığını görüyorum. Bana doğrultmuş; göğsü körük gibi inip kalkıyor. "Vurbeni,"diyorum. "Ben tekrar geri gelirim." Gözleri kocaman. "Bunu asla yapamam. Amacım seni vurmak değil." Başımı eğiyorum, Marina'yı ve onu nasıl yüzüstü bıraktığımı düşünüyorum. İçimdeki mücadele gücü bedenimden sızıp gidiyor. Acaba Doktoronu eline geçirdi mi? "Bir gün öyle hissetmeyeceksin," diyorum.
"Zaman yolculuğu doğru anlatılmış… Bu ilk kitabındaki çok güçlü duygusal ilişkiler ve sıkı kurgu, Terrill'i izlenmesi gereken bir yazar yapıyor."
-Kirkus Review (starredreview)-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Merhabalar arkadaşlar.. Hyperion'dan bir kitapla geldim bu sefer. Oldukça değişik ve güzel bir kitapla hem de.
Hani spoiler vermeden nasıl anlatırım konuyu bilmiyorum ama deneyeceğim ya da en kötü bir kaç spoiler yersiniz 😆
Kitabımız Marina, James ve Finn arasında dönüyor. Kitabın başında Em-Marina- bir hücrede tutuluyor ve sürekli sorguya çekiliyor ve hemen bitişiğindeki hücrede ise Finn tutuluyor. Emin oldukları tek birşey var kaçacaklar çünkü bunu daha önce 15 kes deniyorlar. Bu seferki görevleri çok daha acımasızca çünkü öldürmeleri gereken biri var.
Kitap Em ve Finn kaçtıktan sonra 4 yıl önceyi anlatarak ilerliyor. 4 yıl öncesi ve sonrası ama aklınız karışmıyor merak etmeyin 👍
Daha sonrasını anlatmayacağım tabiki 😣
Kitabı oldukça sevdiğimi belirtmeliyim, romantizm oldukça yerindeydi özellikle. Kitaptaki sırları keşfetmiştim yalan söylemeyeceğim hani çok şaşırmadım yani 🙂
Ama çok güzeldi yaaaa... Finn sen var ya benim en sevdiğim karaktersin yaa. Bazı yerlerde Marina'ya çok sinir oldum ama çabuk geçti. James ise tatlısın ne diyeyimm ama bir Finn değilsin hani 🤔
Şans verinn okuyun, sevin bayılın hatta 😝 Kitaplığıma ekleyip tekrar okuyacağım ben de 👍
Kitapla kalın 💙
Puanım
4/5
🎵🎵🎵🎵
Orjinal Adı:All of Our Yesterdays
Yazar:Cristin Terrill
Sayfa Sayısı:348
Yayınevi: Hyperion
Tür:Bilim-Kurgu
Kitap Tanıtım
Zor bela gözlerimi açtığımda silahı aldığını görüyorum. Bana doğrultmuş; göğsü körük gibi inip kalkıyor. "Vurbeni,"diyorum. "Ben tekrar geri gelirim." Gözleri kocaman. "Bunu asla yapamam. Amacım seni vurmak değil." Başımı eğiyorum, Marina'yı ve onu nasıl yüzüstü bıraktığımı düşünüyorum. İçimdeki mücadele gücü bedenimden sızıp gidiyor. Acaba Doktoronu eline geçirdi mi? "Bir gün öyle hissetmeyeceksin," diyorum.
"Zaman yolculuğu doğru anlatılmış… Bu ilk kitabındaki çok güçlü duygusal ilişkiler ve sıkı kurgu, Terrill'i izlenmesi gereken bir yazar yapıyor."
-Kirkus Review (starredreview)-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Merhabalar arkadaşlar.. Hyperion'dan bir kitapla geldim bu sefer. Oldukça değişik ve güzel bir kitapla hem de.
Hani spoiler vermeden nasıl anlatırım konuyu bilmiyorum ama deneyeceğim ya da en kötü bir kaç spoiler yersiniz 😆
Kitabımız Marina, James ve Finn arasında dönüyor. Kitabın başında Em-Marina- bir hücrede tutuluyor ve sürekli sorguya çekiliyor ve hemen bitişiğindeki hücrede ise Finn tutuluyor. Emin oldukları tek birşey var kaçacaklar çünkü bunu daha önce 15 kes deniyorlar. Bu seferki görevleri çok daha acımasızca çünkü öldürmeleri gereken biri var.
Kitap Em ve Finn kaçtıktan sonra 4 yıl önceyi anlatarak ilerliyor. 4 yıl öncesi ve sonrası ama aklınız karışmıyor merak etmeyin 👍
Daha sonrasını anlatmayacağım tabiki 😣
Kitabı oldukça sevdiğimi belirtmeliyim, romantizm oldukça yerindeydi özellikle. Kitaptaki sırları keşfetmiştim yalan söylemeyeceğim hani çok şaşırmadım yani 🙂
Ama çok güzeldi yaaaa... Finn sen var ya benim en sevdiğim karaktersin yaa. Bazı yerlerde Marina'ya çok sinir oldum ama çabuk geçti. James ise tatlısın ne diyeyimm ama bir Finn değilsin hani 🤔
Şans verinn okuyun, sevin bayılın hatta 😝 Kitaplığıma ekleyip tekrar okuyacağım ben de 👍
Kitapla kalın 💙
Puanım
4/5
🎵🎵🎵🎵
22 Mayıs 2017 Pazartesi
Jenny Han Sevdiğim Tüm Erkeklere Kitap Yorumu
Kitap Adı: Sevdiğim Tüm Erkeklere
Orjinal Adı: To All The Boys I've Loved Before #1
Yazar: Jenny Han
Sayfa Sayısı: 360
Yayınevi:Pegasus Yayınları
Tür:Genç Yetişkin
Kitap Tanıtım
Lara Jean aşk mektuplarını annesinin verdiği bir şapka kutusunda saklıyordu. Bunlar başkasından aldığı mektuplar değil, kendi yazdıklarıydı. Sevdiği her çocuk için bir; toplam beş tane. Yazarak kalbi ile ruhundakileri dışarı dökebiliyor ve gerçek hayatta asla söyleyemeyeceği duyguları mektuba aktarabiliyordu çünkü onları sadece kendisi görecekti. Tabii bu gizli mektuplar postalanınca durum değişti ve böylece Lara Jean'in hayali aşk hayatı birdenbire kontrolden çıktı...
"Lara Jean'in şaşkın, sakar, erkekler konusunda deneyimsiz kişiliği bu dokunaklı hikâyeye özgünlük ve cazibe katıyor."
-Publishers Weekly-
"Bu sevimli, neşeli aşk hikâyesi sayesinde okurlar kitabı bitirdikten çok sonra bile Song kardeşleri ve hayatlarındaki erkekleri hatırlayacak."
-School Library Journal-
"Ergenlik döneminin ve gençlik aşkının zorlu keşiflerini anlatıyor."
-Kirkus-
"Yazarken kendimi hiç tutmuyorum. O kişi asla okumayacakmış gibi yazıyorum çünkü asla okumayacak. Tüm gizli düşüncelerimi, tüm gözlemlerimi, içimde biriktirdiğim her şeyi mektuba döküyorum. Bitirdiğimde zarfı kapayıp adresi yazıyorum ve şapka kutuma koyuyorum. Düşünürsek tam manasıyla aşk mektubu sayılmazlar. Artık daha fazla âşık olmak istemediğim zaman yazıyorum. Veda etmek için. Çünkü yazdıktan sonra beni tüketen bu aşk tarafından tüketilmem sona eriyor. O da benim gibi muzla mı sever diye düşünmeden mısır gevreğimi yiyebiliyorum; aşk şarkılarına onu anmadan eşlik edebiliyorum. Eğer aşk ele geçirilmeyse, mektuplarım da benim şeytan çıkarma ritüelim sayılabilir. Mektuplarım beni özgür kılıyor. Ya da en azından öyle olmasını umuyorum."
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Yağmurlu soğuk bir günden, güneşli tatlı bir kitap yorumuyla geldim... 😊
Lara Jean, hoşlandığı bütün erkeklere aşk mektubu yazmıştır, ve asla onları hiçbirine göndermemiştir çünkü aşkını içinde yaşamayı sever. Ablası Margot üniversite için İskoçya'ya gittiğinde düzenli, mutlu hayatı birde farklı bir yön alır. Evde küçük kardeşi Kitty ve babası ile kalan Lara Jean - ki annesi o küçükken ölmüştür- mektupları, yazdığı bu 5 kişiye yanlışlıkla ulaştığında ne maceralar yaşayacaktır bakalım 😊
Kitabı genel anlamıyla sevdim, çok tatlıydı. Böyle bildiğiniz, tahmin edilebilir şeyler var ama bitsin istemiyorsunuz. Karakterleri çok sevdim o kadar doğallar ki böyle çook samimiler. Bir tek Josh'u sevmedim nedense,bazen üzüldüm ama ısınamadım. Lara Jean'ın ailesi çok şeker yaa babası, Kitty, Margot 💜 Keşke margot'dan daha çok bahsetseydi yazar, ikinci kitapta bahsedeceğinden umuyorum 😇
Kitabı kütüphaneme ekleyeceğimden emin olabilirsiniz ve siz de böyle tatlı anlar yaşamak istiyorsanız alın yaa 👍👍👍
**Kitapta +18 birşey yoktu okumak isteyenler okuyabilir yani 😊 (sadece birkaç yerinde seks kelimesi geçiyordu o kadar)
Puanım
4/5
🎵🎵🎵🎵
Kitapla kalın dostlarım 💜💜
Orjinal Adı: To All The Boys I've Loved Before #1
Yazar: Jenny Han
Sayfa Sayısı: 360
Yayınevi:Pegasus Yayınları
Tür:Genç Yetişkin
Kitap Tanıtım
Lara Jean aşk mektuplarını annesinin verdiği bir şapka kutusunda saklıyordu. Bunlar başkasından aldığı mektuplar değil, kendi yazdıklarıydı. Sevdiği her çocuk için bir; toplam beş tane. Yazarak kalbi ile ruhundakileri dışarı dökebiliyor ve gerçek hayatta asla söyleyemeyeceği duyguları mektuba aktarabiliyordu çünkü onları sadece kendisi görecekti. Tabii bu gizli mektuplar postalanınca durum değişti ve böylece Lara Jean'in hayali aşk hayatı birdenbire kontrolden çıktı...
"Lara Jean'in şaşkın, sakar, erkekler konusunda deneyimsiz kişiliği bu dokunaklı hikâyeye özgünlük ve cazibe katıyor."
-Publishers Weekly-
"Bu sevimli, neşeli aşk hikâyesi sayesinde okurlar kitabı bitirdikten çok sonra bile Song kardeşleri ve hayatlarındaki erkekleri hatırlayacak."
-School Library Journal-
"Ergenlik döneminin ve gençlik aşkının zorlu keşiflerini anlatıyor."
-Kirkus-
"Yazarken kendimi hiç tutmuyorum. O kişi asla okumayacakmış gibi yazıyorum çünkü asla okumayacak. Tüm gizli düşüncelerimi, tüm gözlemlerimi, içimde biriktirdiğim her şeyi mektuba döküyorum. Bitirdiğimde zarfı kapayıp adresi yazıyorum ve şapka kutuma koyuyorum. Düşünürsek tam manasıyla aşk mektubu sayılmazlar. Artık daha fazla âşık olmak istemediğim zaman yazıyorum. Veda etmek için. Çünkü yazdıktan sonra beni tüketen bu aşk tarafından tüketilmem sona eriyor. O da benim gibi muzla mı sever diye düşünmeden mısır gevreğimi yiyebiliyorum; aşk şarkılarına onu anmadan eşlik edebiliyorum. Eğer aşk ele geçirilmeyse, mektuplarım da benim şeytan çıkarma ritüelim sayılabilir. Mektuplarım beni özgür kılıyor. Ya da en azından öyle olmasını umuyorum."
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Yağmurlu soğuk bir günden, güneşli tatlı bir kitap yorumuyla geldim... 😊
Lara Jean, hoşlandığı bütün erkeklere aşk mektubu yazmıştır, ve asla onları hiçbirine göndermemiştir çünkü aşkını içinde yaşamayı sever. Ablası Margot üniversite için İskoçya'ya gittiğinde düzenli, mutlu hayatı birde farklı bir yön alır. Evde küçük kardeşi Kitty ve babası ile kalan Lara Jean - ki annesi o küçükken ölmüştür- mektupları, yazdığı bu 5 kişiye yanlışlıkla ulaştığında ne maceralar yaşayacaktır bakalım 😊
Kitabı genel anlamıyla sevdim, çok tatlıydı. Böyle bildiğiniz, tahmin edilebilir şeyler var ama bitsin istemiyorsunuz. Karakterleri çok sevdim o kadar doğallar ki böyle çook samimiler. Bir tek Josh'u sevmedim nedense,bazen üzüldüm ama ısınamadım. Lara Jean'ın ailesi çok şeker yaa babası, Kitty, Margot 💜 Keşke margot'dan daha çok bahsetseydi yazar, ikinci kitapta bahsedeceğinden umuyorum 😇
Kitabı kütüphaneme ekleyeceğimden emin olabilirsiniz ve siz de böyle tatlı anlar yaşamak istiyorsanız alın yaa 👍👍👍
**Kitapta +18 birşey yoktu okumak isteyenler okuyabilir yani 😊 (sadece birkaç yerinde seks kelimesi geçiyordu o kadar)
Puanım
4/5
🎵🎵🎵🎵
Kitapla kalın dostlarım 💜💜
20 Mayıs 2017 Cumartesi
Wulf Dorn Fobi Kitap Yorumu
Kitap Adı:Fobi
Orjinal Adı:Fobia
Yazar: Wulf Dorn
Sayfa Sayısı:352
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Polisiye/Gerilim/Gizem
Kitap Tanıtım
Fobi kapıları kilitle! Korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor…
Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah'nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…
"Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor."
-Bunte-
"Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane."
-Paul Cleave-
"Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor."
-Süddeutsche Zeitung-
"Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman."
-Andreas Eschbach-
"Almanya'nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri."
-Brigitte-
"Wulf Dorn'un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta baştan yaratıyor."
-La Stampa-
"Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim."
-Ruhr Nachrichten-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Evet bir kitap daha bitti. En sevdiğim türlerdendir polisiye, gizem. Cinayet kitapları genelde - sanırım- midesi kaldıran herkesin dikkatini çeker.
Orjinal Adı:Fobia
Yazar: Wulf Dorn
Sayfa Sayısı:352
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Polisiye/Gerilim/Gizem
Kitap Tanıtım
Fobi kapıları kilitle! Korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor…
Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah'nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…
"Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor."
-Bunte-
"Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane."
-Paul Cleave-
"Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor."
-Süddeutsche Zeitung-
"Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman."
-Andreas Eschbach-
"Almanya'nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri."
-Brigitte-
"Wulf Dorn'un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta baştan yaratıyor."
-La Stampa-
"Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim."
-Ruhr Nachrichten-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Yorumum
Evet bir kitap daha bitti. En sevdiğim türlerdendir polisiye, gizem. Cinayet kitapları genelde - sanırım- midesi kaldıran herkesin dikkatini çeker.
Wulf Dorn'la böyle tanıştım, bir gün kütüphanede Oyunbozan kitabını görmüştüm ve okuyup bayılmıştım. Sürpriz son, insan psikoloji, cinayet, gizem... Her şey mevcuttu. Sonra yazarım Haim Yüreğim ve Şizofren kitaplarını da okuyup etkilenmemiştim ne yazık ki. Ve geldim Fobi kitabına. En kötü kitabıydı benim için. Hani akıcı kurgu ama başka da birşey yok,.
Korkmazsınız
Gerilmezsiniz
Şaşırmazsınız
Hatta her şeyi tahmin etmişsinizdir ama belki farklı olur diye beklersiniz. Ama olmaz 🙁
Kitabı beğenen arkadaşlar da var. O yüzden şans verebilirsiniz bence sonuçta zevkler ve renkler tartışılmaz 🤔
Anlatacak başka da birşeyim yok sanırım, kitapla ve sevgiyle kalın 💜
Kitaba Puanım
3/5
🎵🎵
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









